50. Bölüm

Kış Yolculuğu

Bütün Cornucopia tarihi boyunca o dört gencin Bataklık Diyarı’na yürüyüşünden daha zorlu bir yolculuk daha yapıldığı olmamıştır.

Krallığın son bir asırda gördüğü en çetin kıştı ve Kocaşişe’nin karanlık siluetini geride bıraktıklarında kar öyle şiddetli bir şekilde lapa lapa yağıyordu ki, gözleri beyazdan kamaşmıştı. İncecik yamalı giysileriyle yırtık pırtık battaniyeleri böyle dondurucu bir havaya hiç uygun değildi, sanki keskin dişli minicik kurtlar her bir yanlarını ısırıyordu.

Martha olmasa yollarını bulmaları imkânsız olurdu ama o ülkenin Kocaşişe’nin kuzeyinde kalan kısmını iyi biliyordu ve şiddetli kar tanıdık olan her şeyin üstünü kaplamış olsa da Martha eskiden tırmandığı yaşlı ağaçları, her zamanki yerinde duran tuhaf biçimli kayaları ve bir zamanlar komşularına ait olan harap haldeki koyun barakalarını tanıdı. Yine de kuzeye gittikçe hepsi de içten içe bu yolculuğun sonlarını getirip getirmeyeceğini merak ettiler, tabii bu düşüncelerini hiç dile getirmediler. Her biri vücutlarının artık durmaları, kendilerini terk edilmiş bir ahırın buz gibi samanlarının üzerine bırakıp pes etmeleri için onlara yalvardığını hissediyordu.

Üçüncü gece Martha yakında olduklarını anlamıştı çünkü bataklığın balçık ve durgun sudan oluşan o tanıdık kokusunu alabiliyordu. Hepsi tekrar umutlandı: Askerlerin karargâhındaki ateşlerle meşalelerin en ufak bir izini görebilmek için gözlerini zorladılar ve uğuldayan rüzgâr arasından adamların konuştuğunu, atların dizginlerinin şakırdadığını duyduklarını sandılar. Ara sıra uzaktan bir parıltı görüyor ya da bir ses duyuyorlardı ama bu ya yerdeki bir su birikintisine vuran ay ışığıydı ya da tipi yüzünden çatırdayan bir ağaçtı.

Nihayet hışırdayan otlar, bataklık ve kayalardan oluşan koca bir alanın kıyısına vardıklarında ortada tek bir askerin bile olmadığını fark ettiler.

Kış fırtınaları geri çekilmelerine sebep olmuştu. İçten içe orada Ickabog falan olmadığından emin olan komutanları, Lord Tükrer’i memnun etmek uğruna adamlarının soğuktan donarak ölmelerine izin vermemeye karar vermişti. Böylece askerlerine güneye gitmelerini emretmiş; bütün izleri kapatan ve hâlâ devam etmekte olan şiddetli tipi olmasa, askerlerin tam aksi yöne giden beş günlük ayak izlerini dostlarımız görebilecekti.

“Bakın” dedi Roderick, tir tir titrerken işaret ediyordu. “Buradaymışlar…”

Bir yük arabası çamura saplanmıştı ve askerler fırtınadan bir an önce kaçmak istedikleri için arabayı orada bırakmışlardı. Dördü birden arabaya yaklaştılar ve yiyecekleri gördüler; Bert, Daisy ve Roderick’in sadece rüyalarından hatırlayabildikleri yiyeceklerdi ki Martha hayatında böyle bir şey görmemişti. Yığınlarca kremsi Yayıkkent peynirleri, Hamurhisar pastaları, İslişehir’in sosisleriyle geyik etli turtaları, hepsi de karargâh komutanını ve askerlerini memnun etmek için gönderilmişti çünkü Bataklık Diyarı’nda öyle yiyecekler yoktu.

Bert uyuşmuş parmaklarıyla bir turtayı almaya çalıştı ama yiyecekler kalın bir buz tabakasıyla kaplandığından parmakları kaydı.

Bert artık dudakları mosmor haldeki Daisy, Martha ve Roderick’e umutsuzca baktı. Kimse bir şey demedi. Ickabog’un bataklığının kıyısında soğuktan öleceklerini biliyorlardı ve artık bu hiçbirinin gerçekten umurunda değildi. Daisy o kadar üşümüştü ki sonsuza kadar uyumak harika bir fikirmiş gibi geldi ona. Kara yavaşça batarken daha da üşüdüğünü fark etmedi bile. Bert de battı ve kollarını onun omzuna koydu ama o da oldukça uykulu ve tuhaf hissediyordu. Martha Roderick’e dayanmıştı, o da Martha’yı battaniyesinin altına çekmeye çalışıyordu. Yük arabasının yanında birbirlerine sokuldular ve kısa süre sonra kendilerinden geçtiler, ay yükselirken kar sinsice üstlerini örttü.

Ve sonra iri bir gölge üstlerine düştü. Bataklık otu gibi uzun yeşil kıllarla kaplı iki kocaman kol dört arkadaşın üzerine eğildi. Ickabog onları bebekmiş gibi kolaylıkla kaldırdı ve bataklığın öte yanına götürdü.

Resimleme Önerileri

Kırk dokuz ve ellinci bölümlere ait resimleme önerileri şunlardır:

Lahana dolabı

Bert, Daisy, Roderick ve Martha karlar arasında yürürken

Donmuş yiyeceklerle dolu yük arabası

Kar üstündeki gölge

Resim yarışmasına katılın!

Bütün Bölümler

Ickabog'un bugüne kadar yayımlanan bütün bölümlerini okuyun.