56. Bölüm

Zindanda Kumpas

Tükrer’le Salyan Kral’ın onları duyamayacağı kadar uzaklaşır uzaklaşmaz Tükrer Salyan’a çıkıştı.

“Mektupları Kral’a vermeden önce kontrol etmen gerekiyordu! Doldurtmak için ölü bir Ickabog’u nereden bulayım yahu?”

“Bir şey diktiriver” diye önerdi Salyan omuzlarını silkerek.

“Bir şey mi diktireyim? Bir şey mi diktireyim?”

“Eh, başka ne yapabilirsin ki?” dedi Salyan, Kral’ın sofrasından aşırdığı Düklerin Keyfi’nden koca bir ısırık alarak.

“Başka ne mi yapabilirim?” diye tekrar etti Tükrer öfkeyle. “Sence bütün bunlar benim sorunum mu?”

“Ickabog’u icat eden sensin” diye geveledi Salyan ağzındakini çiğneyerek. Tükrer’in ona bağırıp durmasından ve ona patronluk taslamasından sıkılmaya başlıyordu artık.

“Pürneşe’yi öldüren de sensin!” diye patladı Tükrer. “Suçu canavarın üstüne atmasaydım şu an nerede olurdun sence?”

Tükrer, Salyan’ın yanıtını beklemeden arkasını döndü ve zindanlara doğru yürümeye başladı. En azından mahkûmların ulusal marşı o kadar yüksek sesle söylemesine engel olabilirdi, böylece Kral Ickabog’lara karşı yürütülen savaşın tekrar aleyhlerine döndüğünü düşünürdü.

“Sessizlik – SESSİZLİK!” diye bağırdı Tükrer zindana girerken, çünkü saray gürültüden inim inim inliyordu. Uşak Huyubatsın şarkılar ve kahkahalar arasında hücreden hücreye koşuşturup mahkûmlara mutfak gereçlerini getirip götürüyordu, Bayan Pürneşe’nin fırınından taze çıkmış Genç Kızların Rüyası tatlısının kokuları havayı dolduruyordu. Mahkûmlar Tükrer’in zindana son gelişinden beri çok daha iyi beslenmiş görünüyordu. Tükrer bu durumdan hiç hoşlanmadı, hem de hiç. Özellikle Yüzbaşı İyidost’un şimdiye kadar hiç olmadığı kadar güçlü kuvvetli görünmesinden hiç hoşlanmadı. Tükrer düşmanlarının zayıf ve umutsuz olmasını tercih ediyordu. Bay Kırlangıçkuyruğu bile uzun beyaz sakalını kısaltmış gibi görünüyordu.

“Dağıttığın bütün bu kap kacakla bıçakların ve öbür şeylerin kaydını tutuyorsun, öyle değil mi?” diye sordu nefes nefese kalmış Huyubatsın’a.

“Ta-tabii lordum” diye yanıt verdi uşak soluk soluğa, Bayan Pürneşe’nin ona verdiği bütün emirlerden dolayı kafasının karıştığını ve hangi mahkûmda ne olduğunu artık hiç bilmediğini itiraf etme fikrinden hoşlanmamıştı. Bayan Pürneşe’nin taleplerine ayak uydurabilmesi için Huyubatsın’ın parmaklıklar arasında kaşıklar, çırpıcılar, kepçeler, tencerelerle tepsileri getirip götürmesi gerekiyordu ve bir iki kez yanlışlıkla Bay Kırlangıçkuyruğu’nun keskilerini bir başka mahkûma verdiği de olmuştu. Her gecenin sonunda her şeyi topladığını sanıyordu ama bundan nasıl emin olabilirdi ki? Huyubatsın bazen de, gece mumlar söndürüldükten sonra mahkûmlar kumpas kurmaya kalkar da şaraba acayip düşkün olan gardiyan mahkûmların fısıldaşmalarını duymayabilir diye endişe ediyordu. Ancak Huyubatsın, Tükrer’in hiç öyle sorunlarla uğraşacak hali olmadığını anlamıştı, bu yüzden de dilini tuttu.

“Artık şarkı söylenmeyecek!” diye bağırdı Tükrer, sesi zindanda yankılanmıştı. “Kral’ın başı ağrıyor!”

Aslında başı zonklayan Tükrer’di. Arkasını onlara döndüğü anda mahkûmları unuttu ve gerçekten inandırıcı bir Ickabog’u nasıl yapacağı üzerine kafa patlatmaya devam etti. Belki de Salyan’ın söylediklerinden bir şey çıkardı? Bir boğanın iskeletini alsa, bir terziyi kaçırtıp ona ejderhaya benzer bir kılıf diktirse ve içini de talaşla doldurtsa olmaz mıydı?

Yalanlar üstüne yalanlar. Bir kere yalan söylemeye başladınız mı devam etmek zorunda kalıyordunuz ve bu da aynı su alan bir geminin kaptanı olmaya benziyordu, kendinizi batmaktan kurtarmak için gemideki delikleri sürekli tıkamanız gerekiyordu. Düşünceleri iskeletler ve talaşlar arasında kaybolan Tükrer sorunlarının belki de en büyüğüne sırtını döndüğünün farkında bile değildi: Bir zindan dolusu mahkûm kumpas kurmakla meşguldü, üstelik her biri battaniyesinin altında ya da duvardaki gevşek bir tuğlanın ardında bıçaklar ve keskiler saklıyordu.

Resimleme Önerileri

Elli beşinci ve elli altıncı bölümlere ait resimleme önerileri şunlardır:

Fred portakal rengi takımı içinde mektup okurken

Tükrer endişeli görünürken

Ateş

Pencereden görünen karlar

Yemek pişiren meşgul, neşeli mahkûmlar

Resim yarışmasına katılın!

Bütün Bölümler

Ickabog'un bugüne kadar yayımlanan bütün bölümlerini okuyun.